top of page
Blog
Psikoloji, varoluş ve değerler üzerine sade okumalar.

İnsanın Katmanları
İnsan çok boyutlu, çok katmanlı bir varlıktır. Bu seride insanı oluşturan katmanları hem psikoloji hem de İslam düşüncesi ışığında incelemeyi ve okuyucuları için bütüncül bir içsel farkındalık sunmayı hedefliyorum.


6. Ruh: Kaynağa Dönüş
Psychologia terimi 16. yüzyılda Yunanca psykhe "ruh" ve logia , "araştırma, bilim" kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Yani aslında psikoloji ruhbilim demektir. Ancak modern psikolojinin hedefine baktığımızda ruhun niteliklerini açıklamaktan ziyade, zihinsel süreçleri ve davranışları tanımlamak, bu süreçlerin neden ve nasıl oluştuğunu açıklamak, zaman içindeki değişimini öngörmek ve bu süreçleri düzenleyebilmek olduğunu görürüz. Kur’an-ı Kerim ruh meselesinde şöyle bir
5 gün önce3 dakikada okunur


5. Kalp: Gerçeğin Merkezi
Dilimizde kalbi çoğunlukla duygularımızdan ve yoğun hislerimizden bahsederken kullanıyoruz. Sözlükte “ bir şeyin içini dışına çıkarmak, altını üstüne getirmek, ters çevirmek, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek ve değiştirmek” gibi anlamlara gelir. İslam düşüncesinde kalp aynı zamanda; anlayan, ayırt eden, yönelen ve teslim olan bir merkez olarak ele alınır. Hakim et-Tirmizi Kalbin Anlamı adlı eserinde kalbi tıpkı bir göz gibi nasıl gözün her katmanının ayrı bir anlamı ve i
19 Ara 20253 dakikada okunur


4. Nefs: Dirençle Dans
İnsanın Katmanları serisinde buraya kadar beden, zihin ve duygulardan bahsettik. Bunlar insanın biyolojik ve bilişsel olarak gözlemleyebildiğimiz katmanlarıydı. Fakat insan yalnızca görünen katmanlardan ibaret değil. Bu yazıda İslam düşüncesinde yer alan nefsin mertebelerinden olan nefs-i emmarenin modern psikolojideki ilkel ego yapısıyla ne kadar örtüştüğünü inceleyeceğiz. Nefs-i emmare, insanın arzu duyduğu, kaçındığı, alıştığı, savunduğu ve direnç gösterdiği tüm süreçleri
8 Ara 20253 dakikada okunur


3. Duygular: Hâlin Aynası
İnsanın yaşadığı sevinç, öfke, kaygı ya da utanma… aslında bütün bu duygular, iç dünyasında olup bitenlerin birer yansımasıdır.Beden, zihnin ve ruhun ortak deneyimi olan bu duygusal tepkiler sayesinde varlığımızı hissederiz. Gökhan Özcan, Erken İslam Geleneğinde Dört Duygu adlı kitabında “hâl” kavramından bahseder. Her hâlin, yani her yaşantının merkezinde bir duygunun bulunduğunu, bu nedenle “hâlden hâle geçmek” ifadesinin aslında “duygudan duyguya geçmek” anlamına geldiği
11 Kas 20252 dakikada okunur


2. Zihin: Düşüncenin Labirenti
Zihin; düşüncelerimizi, inançlarımızı ve dikkatimizi barındırır. Kendi iç âlemimizde dolaştığımız bir labirent gibidir. Bir labirentten kolayca çıkabilmemiz için ona dışarıdan bakabilmemiz gerekir. Zihnimizi de aynı şekilde, bilinçli farkındalıkla, içerisindeki düşünce ve inançlardan bağımsız biçimde gözlemleyebilirsek, onu çözümlememiz kolaylaşır. Bir olay veya durum karşısında zihnimizde kendiliğinden beliren “otomatik düşünceler” vardır. Örneğin: “Ben yeterli bir anne değ
6 Kas 20252 dakikada okunur


1. Beden: Varlığın Kapısı
Beden, varoluşumuzu tanımladığımız ilk yerdir. İçinde yaşadığımız ondan hiç ayrılamadığımız bir evdir, ruhumuzun evi. Deneyimlediğimiz her duygu ve her düşünce önce bedenden geçer. Beden farkındalığı ise insanın varoluşuyla yeniden bağ kurmasının ilk adımıdır. Modern psikolojiye göre beden, yalnızca organlardan oluşan biyolojik bir sistem değil; aynı zamanda duyguların ve belleğin de taşıyıcısıdır. Somatizasyon kavramı, bastırılmış duyguların bedende ifade bulmasını anlat
2 Kas 20253 dakikada okunur